Bergama Mahalleleri

1. Gezilmesi Gereken Bergama Mahalleleri

1.1 Kale Mahellesi


Kale Mahallesi, Rumlardan kalan taş evlerin içinde mahalle hayatının devam ettiği, müthiş tatlı bir yer. Tüm binalar mübadele vakti giden Rumlar’dan kalmış. Öyle terk edilmiş, hayalet binalar ya da anca yaşlıların kaldığı mahalleler değil bunlar.


Aileler, çocuklar, komşuya gitmeli gelmeli, mahallece kapı önünde hep beraber fasulye ayıklamalı, yaşlı teyzelere gençlerin cep telefonundan YouTube izlettiği, “yaşayan” mahalleler. Daracık sokaklarda çocuklar bağır çağır top oynuyor. Her yer akşam sefası dolu. Güneşi batmasına doğru mis gibi kokular yükseliyor sokaklardan. Sokakları gezmesi müthiş keyifli.


İsmini Rumlar zamanında burada domuz alışverişi yapılmasından alan Domuz Meydanı’na çıkın. Meydanda eskiden Rumların sosyal merkez olarak kullandığı Kafeneon Attalos isimli güzel bir yapı göreceksiniz. Bugün Bergama Ticaret Odası Restoranı olarak işletiliyor. Mutlaka bir mola verin.

1.2 Atmaca Mahallesi

Bir Roman mahellesi olan Atmaca Mahallesi’ni ise görmeye maalesef yetişemedik (dediğimiz gibi Bergama’yı antik kentten ibaret bir gezi olacağını sanıyorduk). Hüsnü Şenlendirici’nin hakkında “Atmaca Mahallesi, benim mahallem. Bu videoyu, dünyanın her yerinden ve her kesiminden insanin izleyip, onca zorluğun, garibanligin içindeki gerçek zenginliği ve umudu görmesi gerek. Çingeneler grinin içindeki gökkuşağıdır”‘ dediği yer.

1.3 Bergama Merkez


Bergama merkez ise ilçenin ticari kalbi olmasına rağmen nostaljik dokusunu koruyarak gelişmiş. Kolonya doldurma dükkanları, satmaya getirdiği çiftlik hayvanlarını kaldırım boyunca dizmiş köylüler tanıdık manzaralar.

2. Bergama Antik Kenti


Bergama Antik Kenti, dünya tarihi için önem taşıyan bir yer. Hatta bazı açılardan kendi devrinde dünya lideri olarak tavir ediliyor. Çok büyük ve zengin bir krallıkmış, daha sonra Roma İmparatorluğu’na katılmış. Hatta Efes’ten önce kısa bir süre Roma İmparatorluğu’nun doğudaki merkeziymiş. Bergama birçok ilke de ev sahipliği yapmış. Mesela parşömen (deriden kağıt) burada bulunmuş. Papirusü (bir çeşit kağıt) bulan Mısırlılar ile krallığın arası bozulunca papirus ticareti sekteye uğramış. Bergama kralı da bilim insanlarını toplayıp onlara papirustan daha iyi ve dayanıklı bir kağıt bulmalarını emretmiş ve böylece parşömen bulunmuş. Takibinde Asya’daki ilk kütüphane burada kurulmuş. 200,000 ciltlik koleksiyonu ile dünyanın en büyük 2. kütüphanesi olmuş. Akropoldeki amfitiyatro (resimdeki) dünyanın en dik tiyatrosu olması ile biliniyor. Kapasitesi 10.000 kişiymiş.


İlk sosyalist ayaklanma burada kralın gayri meşru oğlunun şehrin dar gelirlilerini yanına alması ile çıkmış.

Aslında antik kent kocaman bir coğrafyaya yayılsa da ayakta kalabilmiş 2 önemli yeri var. Birisi şehri tepeden gören, sunakların, kütüphanenin ve önceki resimdeki amfi-tiyatronun olduğu Akropol. Burası daha çok krallığın ileri gelenlerinin yaşadığı bunun yanı sıra devlet binalarının, tiyatronun, meşhur Zeus Altarı’nın, sarayların, Athena, Demether ve Trajon ve Hadriyan tapınaklarının, okulların ve agoranın bulunduğu yermiş.
Halk ise yamacın aşağı tarafında yaşarmış, yani bugün ilçenin kurulu olduğu yerde. Bu sebeple birçok evin temelinde tarihi evlerin temelleri çıkıyormuş. Akropol dışında görebileceğiniz şehrin 2. önemli kısmı da dünyadaki ilk kapsamlı hastanesi olarak bilinen Asklepion.

Bergama Antik Kenti’nden Berlin’deki Bergama Müzesi’ne Gidenler

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bergama Antik Kenti’ni Berlin‘deki Bergama Müzesi’ni de görmüş insanlar olarak kalbimiz parçalanarak gezdik. Buradaki Zeus sunağı şu anda Berlin’de Pergamon (Bergama) Müzesi’nde sergileniyor. Osmanlı Devleti yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle kazı çalışmalarını yapan Almanlar’a buradaki Athena ve Zeus sunağını satmış. Onlar da gemilere bindirip Almanya’ya götürmüşler. Bizim müzemize de Bergama Müzesi’nin fotoğrafları kalmış.

Turizm iyiyken burayı her yıl 580 bin insan ziyaret ediyormuş, son senelerdeyse yarıya inmiş. Berlin’deki Pergamon (Bergama) Müzesi’ni yılda kaç kişi görmeye gidiyormuş biliyor musunuz? 2 milyon. Şimdi müzenin Bergama bölümü 5 yıllığına bakım çalışmaları sebebiyle kapalı.

İnsan bu duruma hem üzülüyor, hem de buranın sütunlarının kesilip kesilip kireç olarak kullanıldığını ve ülkemizin dört köşesinde gerçekleşen Sünger Bob restorasyon çalışmalarını düşününce bari emin ellerde diye kendini teselli ediyor. Hayalimiz tüm tarihi servetimize, kültür zenginliğimize sahip çıkacak, koruyacak bilinçli nesiller ve yöneticiler… 

Bergama Antik Kenti Giriş Ücreti ve Saatleri

Giriş ücreti 25 TL. Müze Kart Geçerli. Girişler 15 Nisan – 2 Ekim tarihleri arasında 08.00 – 19.00, 3 Ekim – 14 Nisan tarihleri arasında 08.00 – 17.00.

3. Asklepion

Asklepion Antik Yunan’daki şifa tanrısının ismi. Tıp / Hekimlik simgesi olan asaya dolanmış yılan ilk burada kullanılmaya başlanmış. Yılanın neden tıbbın sembolü olduğuna dair birçok açıklama var. En akla yatanlarından bir tanesi o dönemde insanlara yılan zehrinin tedavi amaçlı kullanılması. Farmakoloji kelimesi de zaten Yunanca ilaç / zehir anlamına gelen” pharmakon”dan türemiş.

Asklepion dünyada
– ilk psikoterapi yapan,
– İlk tedavi amaçlı uyuştucu (anastesi niyetine) ve psikedelik madde kullanan
– ve ilk kamu sağlığı politikaları üreten kurum olarak da tarihe geçmiş.

Asklepion’u içinde meşhur kütüphanenin, bir tiyatronun, telkin ve fizyoterapi tekniğinin uygulandığı uyku odalarının olduğu, açlık-susuzluk kürlerinin, şifalı otlar, yağlar ve sularla tedavilerin yapıldığı ve çamur banyolarının bulunduğu bir kaplıca ve dinlenme merkezi olarak düşünebilirsiniz.Haritada 5 numara.

4. Arasta

Bergama merkezde çarşı anlamına gelen Osmanlı’dan kalma bir ufak bir arasta bulunuyor. Bir iki ufak sepetçi, ayakkabıcı, terzi, cila-bileğici dışında çok dükkan kalmamış, ama cafe ve çay bahçeleri ile hala hayatın attığı yer.

5. Bergama Halısı

Kendine has ilmek tekniği, renkleri, desen yapısı ile dünyada ayrı bir ekol olan Bergama halısından da azıcık bahsedelim isterim. Burada 15. yüzyıldan bugüne birçok köyde dokumacılık yapılıyor. Halı türleri dörde ayrılıyor Kız Bergama, Sarı Namazlık, Yağcıbedir, Holbein.

Dünyada koleksiyonerlerin özellikle peşine düştüğü ise Kız Bergama halısı. Kök boya ile renklendirilmiş özel yapağıdan dokunan halılar bu özelliklerinden dolayı koku yapmıyor ve kullandıkça ipek görüntüsü alıyormuş. Bergama’dayken mutlaka bir halıcıya girmenizi tavsiye ederiz!

6. Kızıl Avlu (Sarepeion Tapınağı)

Kızıl topraktan yapılma olduğundan rengi kızılımsı olan Kızıl Avlu, Bergama Antik Kenti’nin yayıldığı bölgede bugüne kadar ayakta kalabilmiş Mısır yeraltı tanrısı Serapis’e adanmış bir tapınak olan Sarepeion’un bir parçası. Aslında MS. 2. yüzyılda tapınak Roma İmparatoru Hadrianus döneminde inşa edilmiş ama daha sonra 5. yüzyılda çeşitli eklemelerle kiliseye çevrilmiş. Osmanlı ile beraber camiye dönüştürülen yapının bir bölümü bugün bile cami olarak işlev görüyor. Anlayacağınız, dönem dömem hem bir tapınak, hem bir kilise hem de bir cami görevi görerek kutsal mekan olma konusunda kombo yapmış bir yer.

7. İzmir Bergama Müzesi

Bergama Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarından elde edilen Erken Tunç Dönemi’nden Bizans’a kadar geçen süre dilimine ait buluntuların, heykellerin, mozaiklerin, bölge etnografyasına ait kilim, el işi, dekorasyon ürünlerinin sergilendiği bir müze. Giriş 5 TL. Müzekart geçerli. 15 Nisan – 2 Ekim tarihleri arasında 08.00-19.00, 3 Ekim-14 Nisan tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında açık.

8. Bergama İlçe Halk Kütüphanesi

Antik Çağ’da kütüphanesiyle Mısır ile kapışan, icat ettiği parşömeni ile Mısır’ın papirüsüne kafa tutan Bergama’ya da böylesine güzel bir halk kütüphanesi yakışırdı. 14.000 kitap, çeşitli dergi ve 3.000’e yakın aktif üyeye sahip bu halk kütüphanesinin tarihi binası da oldukça hoş. Kütüphane pazar ve pazartesi günleri kapalı ama diğer günler 08:30-17:30 saatleri arası açık.

9. Bergama Parşömeni


Bildiğiniz üzere devrimsel nitelikte olan parşömen kağıdı burada icat edilmiş. Daha önce sadece papirüs varmış, o da parşömen gibi dayanıklı bir maleme olmadığından kitapları uzun süre muhafaza etmek mümkün olmuyormum.

Pergamon Parchment UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ndeki parşömeni tanıtan ve yaşatan bir işletme. Burada hem parşömen hakkında bilgi edinip, hem de alışveriş yapabilirsiniz.

10. Kozak Yaylası

Kozak Yaylası, Bergama – Ayvalık arası fıstık çamı ormanlarıyla kaplı devasa bir yeşil alan. Çok ama çok güzel bir orman. Arabayla Bergama’dan sadece yarım saat mesafede.

Bu yaylada Kasım- Mart arası çam kozalağı toplama dönemi oluyor. Toplanan kozalaklar yaz aylarında güneşe seriliyor ve kurutuluyor. Kurutulunca açılan kozalaklardan fıstıklar çıkarılıyor. Bizim iç pilavlara, zeytinyağlı dolmalara ve sarmalara koymaya alışkın olduğumuz bu fıstıklar hem iç pazarlarda hem de Avrupa’da dış pazarlarda alıcı buluyor. Bu bölgede kozak toplayamayana kız yok. ?

Ayrıca bu dönemde çam ağaçlarının dibinde yetişen bir mantar türü olan çıntar da hem Bergamalıların sofralarına hem de ceplerine ek gelir kaynağı olarak giriyor.

Kozak yaylası fıstık ağaçları ile dolu bir yer olduğundan, buraya özgü cilveli çay diye bir spesiyali var. Çayın içine kavrulmuş fıstık atıyorlar, o şekilde içiyorsunuz. Bir de sezonda gelirseniz yine bir spesiyal olan fıstık helvasını deneyebilirsiniz. İkisini de Kozak Yaşam Vadisi’nde bulabilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Kale Mahallesi
  2. Atmaca Mahallesi
  3. Bergama Merkez
  4. Bergama Antin Kenti
  5. Asklepieion
  6. Arasta
  7. Kızıl Avlu
  8. Bergama Müzesi
  9. Halk Kütüphanesi
  10. Pergamon Parchment
  11. Kozak Yaylası

Yeme-İçme

  1. Bergama Ticaret Odası Lokali
  2. Çiçeksever Kebab Salonu
  3. Akropolis Restaurant
  4. Bergama Sofrası
  5. Çığırtma Evi
  6. Arasta Nargile Kahvesi
  7. Yenigün Kahvaltı Salonu
  8. Mayamore Cafe & Bar
  9. Q-ba Coffee & Bakery
  10. Casa Regina

 

Önceki İçerikBergama Oyunları